9 Mayıs 2012 Çarşamba

Gerze Çarşı Grubu ve 19 Mayıs Eylemi

Çarşı TERMİK SANTRALE DE KARŞI

Gerze Çarşı Grubu, Gerze Gündem Haber’e basın açıklamasında bulundu. 



Çarşı termik santrale de karşı.

19 Mayıs Perşembe günü saat 20.30’da hükümet meydanında yapılan gençlik şöleninde, termik santral karşıtı pankart açarak sloganlar atan çarşı grubunun basın açıklaması şöyle:
Çarşı grubu, termik santral konusunda verdiği onurlu mücadelesini, amaçlarına ulaşıncaya kadar devam ettireceklerini açtığı pankartla ve attığı sloganlarla göstermiştir. Tüm kamuoyuna Gerze’nin sahipsiz olmadığını bir defa daha hatırlatmıştır.
Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve ilkeleri dışında, kendisi de dâhil olmak üzere her şeye karşı olan çarşı grubu, tıpkı 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak milli mücadeleyi başlatan Mustafa Kemal Atatürk ve ülkemizi işgal eden düşmanlara karşı göğsünü siper eden kahraman Türk Halkı gibi, bu şehit kanıyla sulanmış ata mirası vatanımızın toprağını, suyunu, havasını, denizini gelecek nesillere tertemiz aktarmak ve arkasında yabancı şirketlerin olduğu termikçi şirketin güzel İlçemize vereceği zararlara engel olmak için ölümüne mücadele edecektir. Hatta bu uğurda, gerekirse en büyük mertebe olan şehitlik mertebesine seve seve ulaşacağımızın herkes tarafından bilinmesini istiyoruz.
Her hangi bir kişinin, kurumun ya da kuruluşun çatısı altına girmeden, sadece kendi duygularıyla hareket eden çarşı grubu, ambleminde Türk bayrağı olan ve O’nu göğsünde gururla taşıyan Beşiktaş taraftarıyla ve Beşiktaşlı duruşunun verdiği gurur içerisinde bu mücadeleyi verecek ve toprağını termikçi şirkete ya da başka bir yabancı sermayeye teslim etmeyecektir 

 Ve Bu Yazı Yayımlandığı Tarihten Bu Yana Yani 20 Mayıs 2011 Cuma 20:52  Bu haber 1350 kez Okunmuştur ... 

 Bir Anlık Karardı ve Harika Oldu Tekrardan Teşekkürler Minnettarım Size ...

 

                                                           Rıza Belovacıklı 

                                                  Gerze Çarşı Grubu Basın Sözcüsü

 

   

 

 

8 Mayıs 2012 Salı

Epilepsi ( SARA )





SARA (EPİLEPSİ) HASTALIĞI
Vücudumuzu yöneten merkez beyindir. Bütün aktiviteleri beynimiz sayesinde yaparız. Dolayısıyla beyindeki hücreler arasında elektriksel bir bağlantı vardır. Merkezi sinir sistemi hücrelerinin beklenmedik, aniden elektriksel boşalması sonucu epilepsi ortaya çıkar. Bir kaç dakika sürer ve sonra geçer. Bu durum bir defadan fazla meydana gelirse buna epilepsi hastalığı denir. Halk arasında “sara” hastalığı olarak bilinir. Nöbetler şeklinde görülür.
Dünyada yaklaşık 40 milyon sara hastası vardır. Ülkemize bu sayı 700 bin civarındadır. Toplumda sara hastalarına genelde kötü gözle bakılmaktadır. Oysaki epilepsi sadece sinirsel bir hastalıktır ve epilepsi hastaları asla deli değildir ve hastaların zeka anormallikleri yoktur.

SARA HASTALIĞININ NEDENLERİ

Genelde epilepsinin nedeni bulunamaz fakat sıklıkla çocukluk çağında ortaya çıkan bu hastalıkta bazı etmenlerin hastalığa neden olduğu bilinmektedir. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
  • Doğuştan gelen faktörler: Doğum sırasında beynin oksijensiz kalması ya da zedelenmesi, genlerin bulunduğu kromozomlarda meydana gelen hastalıklar, enzim eksikliği,
  • Beyin zarlarında iltihap oluşması, menenjit, beyinde meydana gelen tümörler,
  • Gebelikte ortaya çıkan, bebeğin gelişmesini önleyen bazı hastalıklar, annenin sigara, alkol, madde kullanması,
  • Trafik kazası sonucu beyin zedelenmesi, travma geçirme,
  • Ateşli havale geçirme, epilepsinin nedenleri arasında yer almaktadır.

EPİLEPSİ NÖBETİ

Epilepsi nöbetlerinin farklı şekilleri mevcuttur. Şuur kaybı ile beraber görülen nöbette, kişi yaptıklarının farkında değildir. Zaten nöbetten sonra da ne yaptığını bilemez. Elleri, kolları anlamsız şekilde sağa sola hareket eder. Sersemlemiştir ve gözünün önünde noktalar oluşur.
Diğer bir nöbet şeklinde yine şuur kaybı vardır ve hasta yere düşer. Bütün vücudu kasılır ve çırpınır bir haldedir. Ağzından köpük gelebilir. Yaklaşık3-4 dakika sürer. Hasta dilini ısırabilir. Nöbet geçtikten sonra yorgun bir haldedir. Bir süre sonra normale döner.
Bazı nöbetlerde sadece belli bir vücut bölgesi etkilenir. Çünkü bütün beyin etkilenmemiştir. Kontrol edilemeyen vücut bölgesinde, dengesiz hareketler görülür. Şuur kaybı yoktur. Bir başka nöbette ise bir kaç saniye donuk anlamsız bakıştan sonra normale döner. Çok kısa sürelidir ve sadece birkaç saniye şuur kaybı vardır.
Epilepsi hastalığıyla yaşamak zordur fakat kontrol altına alınabilir. Önemli olan nöbetin ardarda gelmemesidir. Bu durum, hayati tehlikesi olan bir problemdir.

NÖBET SIRASINDA NELER YAPILMALIDIR?

Nöbet sırasında yapılcak şey, hastanın kendisine zarar vermesini önlemektir.
  • Hastanın etrafında hastaya zarar verecek eşyaları kaldırmak gerekir. Başını bir yere çarpabilir. Kesici aletlere, yatak kenarlarına çarpıp kendisine zarar verebilir.
  • Başını ve vücudunu yana çevirin, başının altına yumuşak bir yastık koyulmalıdır.
  • Dilini ısırmaması için nöbet geçiren kişinin çenesi açık tutulmaya çalışılmalıdır.
  • Kıyafetleri ve yakası gevşetilmelidir. Rahat nefes alması sağlanmalıdır. Hastanın ağzında yiyecek varsa bunu çıkarmak gerekir.
  • Hastayı kendine getirmek için soğuk su dökme, tokat ama, kolonya sürme gibi şeyler uygulanmamalıdır.
  • Panik yapmayın ve hastayı da telaşlandırmayın.
  • Hastaya herhangi bir ilaç verilmemelidir.
  • Nöbet sırasında hastanın neler yaptığını gözlemlenmeli ve hastanın doktoruyla bunlar paylaşılmalıdır.

EPİLEPSİ NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Epilepsi teşhisinde hasta yakınlarının, doktora vereceği bilgiler çok önemlidir. Nöbetin ne kadar sıklıkla meydana geldiği, nöbet sırasında neler olduğu hasta yakınları tarafından dikkatle incelenmeli ve bu bilgiler doktora iletilmelidir. Doktor- hasta yakını iletişimi çok önemlidir. Ailede başka birinde de bu nöbetin olup olmadığı öğrenilir. Ancak epilepsi tedavisi uzun sürdüğünden, kesin teşhis koymak için kesin bulgular gereklidir. Bunun için de bazı tetkikler gerekecektir. Beyin tomografisi, EEG, emar ve bazı testler istenir. Bu testler, ayırıcı tanı konması için mutlaka yapılmalıdır.

EPİLEPSİ TEDAVİSİ

Epilepsi tedavisi ömür boyu sürebileceği gibi, bazı kişilerde belli bir yaştan sonra nöbetler ortadan kalktığından tedavi de bitirilir. Fakat bunu doktorunuz belirleyecektir.
Epilepside kullanılan tedavi şekli ilaç tedavisidir. Bu ilaçlar beynin aşırı uyarılmasını engeller. Fakat ilaç tedavisiyle hastalık tamamen ortadan kaldırılamaz. Sadece oluşabilecek nöbetlerin önüne geçilmiş olur. İlaçların düzenli ve belirlenen dozda alınması şarttır. Bir müddet nöbet olmaması ilacı bırakmanız gerektiği anlamına gelmez. İlacı bıraktıktan sonra tekrar nöbet ortaya çıkar. Ayrıca ilaç kullanan her kişide nöbet oluşmayacak diye bir şey de söz konusu değildir. Tedavide hastalığın tamamen geçmesi yüzde 60 ihtimaldir.
Epilepside her hastaya aynı miktarda ya da aynı ilaçlar verilmez. Doktor, hastanın yaşı, kilosu, nöbetin tipine göre ilacı belirler. Gerekirse birden fazla ilaç hastaya önerilir.
Her hastalığın ilacında olduğu gibi epilepsi ilaçlarının da bazı yan etkileri vardır. Yorgunluk, uyku hali, kilo alma, saçlarda ve ciltte döküntü bunlardan bazılarıdır. Doktorunuz size en uygun tedaviyle bu yan etkileri minimuma indirecektir.

Epilepsinin tamamen geçeceğini söylemek mümkün değildir. Bazı hastalarda özellikle ergenlik çağında geçebilir. Nöbeti oluşan kişilerde ise tedaviye devam edilmelidir. Doktorunuz öngördüğü takdirde bir müddet ilaç tedavisi kesilerek nöbetin oluşup oluşmayacağına bakılır.


 İlaç tedavisine başlama

Epilepsi tedavisinde en önemli nokta nöbetleri durdurmaya yönelik olarak seçilen ilaçların düzenli ve planlı kullanımıdır. Her beş hastadan dördünde uygun ilaçlar seçildiğinde ve yeterli dozda alındığında nöbetler durur. Hekimler genellikle tek bir epilepsi ilacı ile tedaviye başlamayı tercih etmektedirler. Eğer bu ilaç nöbetleri yeterince kontrol altına alamıyorsa, o zaman ilaç değişimi yapılabilir veya ikinci bir ilaç eklenebilir.


Hangi ilaç?


Doktor epilepsi teşhisi koyduktan sonra, nöbetleri kontrol altına alacağını düşündüğü ilacı seçecek ve ilacın dozunu yavaşça artırarak nöbetleri kontrol altına almaya çalışacaktır. Bu esnada doktorun düzenli takibi sürecek, gereğinde kan örneği alınarak ilaç kan düzeyleri ölçülecektir.

Tedavide başarılı sonuca ulaşana kadar doktorunuzla sıkı irtibat halinde olmalısınız ve aşağıdaki durumlarla karşılaşınca doktorunuzun önerilerini almalısınız:
" Nöbet sayısında beklenmedik bir artış olursa
" Herhangi bir nedenle ilaç alamadığınızda (örn. Mide yakınması)
" Diğer sağlık nedenleriyle
" Gebelik söz konusu olduğunda veya gebe kalmayı düşündüğünüzde
İlaçlarınızı doktorunuzun söylediği şekilde düzenli olarak almalısınız. İlaçların düzensiz alınması veya almaya ara verilmesi bu ilaçların nöbetler üzerine sağladığı olumlu etkiyi ortadan kaldıracaktır.

Yan etkiler


Her ilacın yararı yanısıra yan etkilerinin de olması söz konusudur. Bu ikisini dengelemek hassas bir iştir. Bazı kişilerde herhangi bir yan etki görülmezken bazen de yan etkiler ortaya çıkabilir

Erken dönemde ortaya çıkan yan etkiler
Her ilacın farklı yan etkileri söz konusudur. Bu yan etkilerin büyük bir kısmı vücudun ilaca alışması ile kaybolur. En sık rastlanan yan etkiler uyku hali, baş dönmesi ve dengesizliktir. İlaca yeni başlandığında bu yan etkilerin birkaç hafta içinde kaybolması beklenir. Uzun sürmesi ve azalmaması durumunda doktorunuzu aramalısınız.

Bazı insanlar bazı ilaçlara karşı allerjiktir. Böyle durumlarda basit bir deri döküntüsü bile olsa dokotrunuzu haberdar edin, eğer gerek olursa doktor ilacı değiştirerek size yeni bir ilaç başlayacaktır. Allerjik durumlar ihmal edilmeye gelmez, hemen doktora başvurmalıdır yoksa bazen çok ciddi reaksiyonlara yol açabilir.


Geç dönemde ortaya çıkan yan etkiler


Bazı ilaçlar -genellikle daha eski ilaçlar- çok uzun süre kullanıldığında hafıza ve konsantrasyon kusurlarına, çocuklarda aşırı hareketliliğe, dişetlerinde büyümeye sivilcelere ve kilo artışına neden olabilirler. Bazen yan etkiler nedeniyle doktorunuz size uygun başka bir ilaca geçebilecektir. Bazen de hiç nöbet olmaması karşılığında bir miktar yan etkiye razı olmak gerekebilmektedir


İlaç tedavisini sona erdirme


Hiç kimse sürekli ilaç almayı istemez, ancak sağlıklı olabilmek için bazen bu gereklidir.

     

Yaykıl Çadır ve Hıdırellez


Gerze Yaykıl Çakıroğlu Mevkii’de Geçtiğimiz  Pazar Günü  Yani Dün

Hıdırellez Şenliği Vardı.

Çoşkulu geçti baya halk eğlendi,katmerler ve yumurtalar dağıtıldı ,

Çuval Yarışı vede Kaşıkta Yumurta Taşıma Yarışması Yapıldı.

Gerze’ye Has Gelenek Olan Köçekler Davul ve Zurna Ekibide Sevgili Nahide Ablamızın Sinop Türküsüne Uyarladığı Bize Gerzeli Derler Türküsünüde Çalıp 2 Saat Sonra Felan Çadırdan Ayrıldılar

Harika Günün Sonunda Biz Yani Babam Eve Dönmek İstesede Ben Oraya Ormana Çadır Kurup Yatasım Vardı

ORASI CENNET BIRAKIN BİZDE KALSIN CENNETİMİZ  CEHENNEMSE SİZİN OLSUN AMA BİZİM CENNETİ BIRAKIN ÖZGÜR OLSUN KUŞ SESLERİ CIVILTILARI …








6 Mayıs 2012 Pazar

YEGEP HIDIRELLEZ ŞENLİĞİ

Yaykıl nöbet çadırının 300. gününe denk gelen 6 mayıs Pazar günü Hıdırellez ateşinde termiksiz yaşam şenliğini kutlamak için DİRENİŞ çadırında buluşuluyor....saat 13.00 ten sonra akşama kadar devam edecek şenliğin ardrından gecede çadırda sinevizyon kurulacak.entelköy efeköye karşı filmi izlenecek....Çatalağzı'nda çekilen görüntüler gelemeyenlere izlettirilecek... Anadolu Grubu topraklarımızdan çekiline kadar, tüm dereler, denizler, gökyüzü ve yeryüzü özgürleşene kadar, doğaya yaşama düşman tüm yatırımlar ortadan kalkana kadar direniş çadırlarımızı terk etmeyeceğiz!


YEŞİL GERZE ÇEVRE PLATFORMU ( YEGEP )

Doğa

Doğa

Doğa; Kendini sürekli olarak yenileyen ve değiştiren, canlı ve cansız maddelerden oluşan varlıkların hepsini kapsar.
İnsani faktörler etkin değildir. Madde ve enerji unsurlarından oluştuğu kabul edilir.
İnsan etkinliğinin dışında kendi kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren güç;
Canlı ve cansız maddelerden oluşan varlığın tümü, tabiat.
İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış doğal güzelliklerini koruyan, genellikle kent dışı kesim. Yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü.
Aynı zamanda insanın yaşaması bakımından önemli bir mekandır.Aslında bir hayal olarak görülen doğada yaşama fikri gerçekleştirilebilir.
Doğayı Son Zamanlarda Çok Kirlettik ve Ekolejik Dengesini Mahvettik ki Gelin Bunları Sıralayalım;
1.Nükleer Santraller .
2.Hidro Elektrik Santralleri.
3.Ormandaki Dengenin Bozulması;Orman Yangınları Ağaç Kesimi vb nedenlerden ötürü:
Doğanın bize kucak açması için;onun içinde kendimizede bir yer bulmamız için ve onun bizi kabul etmesi için kendimizi ona affettirmemiz gerekir.
Bu yüzden artık doğaya naptıklarımızı düşünüp ona göre adım atmak şarttır!..
Bide Benim Yaşadığım Yerin Küçükte Olsa Bir Doğasını Sizlere Belirteyim;
'' GERZE'ye '' değinmek aslında birazdaha en doğru seçenek gibi göründü bana ...
Doğası yeşilliği manzarası ve eşsiz muhteşem kokusu ile, harika bir ( Tabiatı ) olan çok güzel bir yer...
Gerze Aslında Her Çeşit Bitki Örtüsüne Sahip Bir Yer .
Çok Güzel Bir Doğa İyi Bir Yer İçin Diyeceğim Bir Şey Var Size;
Doğaya Sahip Çıkmak.
İyi Bir Yer İçinde Yaşadığınız Yer Sahip Çıkmanız Lazım.
Hertürlü Felakettende Korumanız Lazım ki Doğamız Hür ve Çoşkulu Yaşadığımız Yerinde Doğası İyi ve Temiz Olsun !!.

SAKİN TİYATRO'NUN 8 YILLIK DESTANSI HİKÂYESİ

ANKARA DEVLET OPERA BALESİ EMEKLİLİĞİNİN ARDINDAN DOĞAN SANAT Bir Öğretmenin, Bir Sanatçının, Bir Babanın Ardından Bıraktığı İz… Gerze’ye il...